Ana Sayfa | Haber | VALİ ESEN'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

VALİ ESEN'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

Rize Valisi Kasım Esen’in, AJANS 53 editörleri ile yaptığı söyleşi gündeme damgasını vuracak. İşte Esen’le yapılan söyleşi....
Soru 1: İlimize çok sayıda yabancı turist geliyor, bu turistlerle ilgili bazı kişiler kaygı
             duyuyor, bunları maksatlı buluyor, sizin görüşünüz nedir?
 
 
 Cevap 1: Milliyetçilik su gibidir, yağmur gibidir, su nasıl canlılara hayat verir ise de; milli duygular, geleneklerimiz, göreneklerimiz kısaca milli değerlerimiz, vatan ve millet sevgimiz, vatanın korunması ve bekası milletimizin istikbali açısından bize can verir, kan verir. Ama aşırı yağan yağmur sel ve heyelana sebebiyet veriyor ise kışkırtılmış ve toplum mühendisliğine dayalı milli sanılan modeller ayrılıkçı ve eğilimleri ve başka milletlerin ulusalcılıklarını körükleyebilir. Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yabancıların ve özellikle yabancı şirketlerin hassas yörelerdeki faaliyetlerini kamu yararı açısından değerlendirme hakkı vardır ve bu hakkı kamu yöneticileri, Milli Güvenliğimiz yönünden kullanırken yabancı düşmanlığını körükleyici, yabancıların can güvenliğini tehdit edecek açıklamalardan uzak durmak zorundadırlar. İlimizde yabancıların dağları ziyaret ederken yerel rehber bulundurma şartını ve Kimlik Bildirme Kanununu Jandarma Komutanlığı titizlikle uygulamaktadır. Türk Milleti kendi kültürüne bağlı, (Kökü mazide bir Ati) anlayış ile dinamiklerine sahip çıkar, “Yurtta Barış, Dünyada Barış) ilkesini çağa göre yorumlar ise dünyanın her yerinde barış içinde yaşayabilir, özgüveni olanlar başkalarından korkmaz.
            Ülke toplam Bakır rezervinin %75 i, Çinko rezervinin %70 i, Kurşun rezervinin %52 si bölgede bulunmaktadır. Altın ve Gümüş rezervleri, hidrolik santraller, fauna ve flora açısından Valiliğimizce bölgede çalışan şirketlerin ve faaliyetlerin yakından takibi milli menfaatler icabıdır.
Soru 2: Terör Örgütü mensuplarının Karadeniz’e açılımı amacıyla eylem yapmalarının
gerekçesi nedir?
 
Cevap 2: Karadeniz İnsanı Türk Milletinin yağmurudur, suyudur, canlılığıdır, ülkeye bereket verir, yağmur verir, dünyanın her yanına yayıldığından Devletimizin fahri temsilcisi ve ticaretimizin oksijenidir. Oksijen havada %21 nispetindedir ve bunda bir hikmet vardır. Yağmur berekettir ama aşırı yağar ise sele dönüşür. Karadenizlinin milli duygularını istismar ederek kendi etnik milliyetçilik ve bölücülük faaliyetlerini beslemek isteyenler vardır. Aslında Karadeniz’e eylem amaçlı gelen teröristler bir çeşit intihar eylemcisi gibidirler. Terör örgütlerince Karadeniz’e gönderilen teröristler, psikolojik tedavi gören,  örgüt içinde iken her şeyini kaybedip bitmiş olan ve bunalıma girenler arasında seçilen intihar kobayı kişilerdir. Karadeniz’e gelmeyen örgüt mensupları bir şekilde örgüt içi infaza kurban gitmektedir. Örgüt hem bu kişilerden kurtulmak, hem küçülmediğini hissettirmek, hemde Karadenizli üzerinden ülkenin mayasını bozmak için eylem üretmektedir.
 
            Türkiye terörle mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürürken demokratikleşme ve reform sürecini hızlandırmıştır. Bölge halkının demokratikleşmesinin etkisiyle örgüt paralelinde hareket eden siyasi yapılanmalara yeterli destek vermemesi sonucu, Karadeniz’e açılarak provokasyon ve tahrik gücü yüksek eylemlerle Güneydoğulu vatandaşlarımıza Karadeniz’de çay, fındık toplatmıyorlar, inşaatlarda çalıştırmıyorlar, insanımızı linç ediyorlar propagandasıyla demokratikleşmenin önü kesilmek ve kandan beslenmek istenmektedir.
 
            Terör örgütü Devlet tarafından muhatap alınmamaktan dolayı tedirgindir. Ve bu tedirginlik kendini destekleyen güç odaklarının ülkemiz üzerindeki etkinlikleri konusunda kuşkuya dönüşmüştür.  Karadeniz’de yapacağı eylemlerle; örgüte ve yabancı ülke vatandaşlarına karşı kontrolsüz tepkilere yol açabilir ise; DOLAYLI MUHATAP BULMUŞ OLACAKTIR. ÖRGÜTÜN TAHRİK ETME ve TAHRİK OLMA TEMELLİ KARADENİZ AÇILIM STRATEJİSİNE VERİLECEK EN ÖNEMLİ CEVAP KORKU ve PANİĞE KAPILMAMAK, SERİNKANLI ve BASİRETLİ OLMAKTIR. GÜÇSÜZ ve ZAYIF TERÖRİSTLER; KARADENİZLİNİN GÜVENLİ KİŞİLİĞİNDE SARSINTI OLUŞTURARAK HAYAT BULMAK İSTEMEKTEDİRLER. TERÖR ODAKLARINI KONTROL AMAÇLI ELLERİNDE TUTANLAR DÜNYAYI KONTROL EDECEKLERİNİ SANIYORLAR. Ve bu amaçla; Karadeniz’in müteşebbis insanını Dünyadan soyutlamak için cinayet işleme zemini veya suç bataklığı şeklinde bir imaj oluşturup; yabancı düşmanlığını da körüklemek isteyebilirler. Bunun için turistlere ve yabancılara Türkün misafirperverliğini göstermeliyiz. Yine; tehlike ticaretini bilerek veya bilmeyerek yapanların kışkırtıcı sözlerinin etkisinde de kalmamalıyız. Ama saf yerinde de konmamalıyız, gaflet ve delalet bataklığına düşmemeliyiz. Her şeyi akıl süzgecinden geçirmeliyiz; Milletimizi tecrit edecek “DÜNYADAN KARADENİZLİ DIŞLAMA OYUNUNA” gelmeyelim.
 
Soru 3: Karadeniz’i bekleyen sosyal tehlike varmı?
Cevap 3:  Karadeniz’de özellikle Rize’de ailelerin gelir düzeyleri son yıllarda artmasına rağmen tüketim kolaylığı sağlayan çağdaş araçlar sebebiyle giderlerin daha çok artması ve ailelerin kendilerinin yoksullaştığı duygusuna kapılmaları, çocukların internet kafeler’de, erkeklerin kahvelerde, kadınların hem evde hem tarlada iş yapmak zorunda kalmaları sebebiyle ailesiyle birlikte yaşayamayan insanların oluşturduğu bir sosyal yapıda maddi ve manevi mutluluğun sağlanmasında artan zorluk, uzun vadede sosyal bir dışlanma olarak karşımıza çıkabilir.
 
 Bu sebeple; Mahalle eğitim projemiz, kahvehanelerde eğitim, komşunu ve çevreni tanı, sosyal riskleri azaltma projeleri, okul öncesi eğitim çalışmaları hayatı öneme haizdir. Ve Valiliğimiz çok sayıda sosyal proje uygulamaktadır.
 
Soru 4: Rize’de organize suç örgütleri varmı?
Cevap 4: Son yıllarda sık sık haksız yere büyük şehirlerdeki oluşumlar bölgeye mal edilmektedir. Bu bir haksızlıktır. Dünyanın büyük devletleri; suçun örgütsel olarak küreselleştiğini, silah, uyuşturucu, vb. faaliyetleri yapanların insanlık suçu işledikleri tespitiyle; Bu tür suçların oluştuğu zeminleri, siyah bölge veya kör nokta olarak nitelemektedirler. Bölge insanının geleneksel olarak ailesine, milletine, devletine sahip çıkma içgüdüsüne dayalı muhafazakârlığını saptırmak, Türkiye’nin mayasının bozulmasına sebebiyet verebilir. Şu anda Rize’de uluslar arası faaliyet gösteren veya bölgesel bir güce sahip organize bir suç örgütü yoktur. Kadın ve çocuk kaçakçılığı, yasadışı göçmen kaçakçılığı, nükleer madde kaçakçılığı, terör örgütlerine yönelik silah kaçakçılığı, organ kaçakçılığı, terör örgütlerine yönelik para aklama gibi faaliyetler kapmasında organize suçlar ilimizde görülmemektedir.
 
            Örgütlü suç, devleti yalnızca dışarıdan aşmaz; Devlet aynı zamanda içeriden parçalanır, suç kartellerince Devletin kurumlarının yıpratılması, işlevsizleştirilmesi, demokratik siyasetin yozlaşması sağlanır ve örgütlü suça zemin hazırlanarak insanlardan umut yok edilir, yönetici ve siyasetçiler çürütülür, kaos ortamı olursa örgütlü suç fideleri boy verir. Karadeniz’de bu açıdan örgütlü suç bataklığı mevcut değildir.
 
Soru 5: Rize’de yapmak istediğin nedir? 
Cevap: Toplumsal bir uyanışın yeşermesini sağlayacak bir bahçıvan olmak, yani dünyada yeni bir toplum uç veriyor. İletişime dayalı Ağ toplumunun, bilgi toplumun yıldızları yağmur ülkesinin insanları olsun. Sadece siyaset bölge kalkınması için yeterli değildir. Bugünün dünyasında siyası imkânlardan çok bölge insanının küresel bir oyuncu olarak kültürel kodlarıyla hayatı temsil etmesi sağlanmalıdır. Dünya Rizeli’ler Günü bu amaçlıdır. Bu gün için kültürel savaşlar enformasyon çağının iktidar savaşlarıdır. Rize Merkez, Çayeli, Güneysu, Pazar, Ardeşen, Fındıklı, İkizdere kültür merkezlerine veya halk eğitim merkezlerine önem vermem Rize’li sivil toplum örgütlerini desteklemem bundandır. Artık istikrarlı iktidar elitleri olmayacaktır. İktidarın kaynağı kültür ve sermayedir.
 
 
 
Soru 6:Suç işleyenleri hapishaneye göndererek güvenliğin sağlanacağına inanıyor
             musunuz ?
Cevap 6: Hapishane toplumu suç kültürünü yeniden üretir, ilerletir. Böylece hapishaneye düşenler toplumsal bakımdan damgalandıklarından gerek iç dünyalarında ki kırgınlıklardan ötürü toplumsal bütünleşmeyi sağlayamazlar ve yeniden suç işlerler. Cezaevinden çıkanların birkaç ay sonra suç işleyerek cezaevine düşmeleri bundandır. Ve Rize’de bunu gözlemlemekteyiz. Şiddetin ve acımasızlığın kol gezdiği sosyal yapı ve mekânlar, suçlu üretir. Suç meselesini halletmek amacıyla daha fazla hapishane yapmak, ölümcül bir hastalığa çare olsun diye daha fazla mezarlık yapmaya benzer. Cezaevleri; toplumsal sorunları, insan yapımı cehennemle sınırlamadan öteye bir şey ifade etmez. Suç işleyenleri gayrı meşru kılmak, kitlesel bir cezalandırma olup, sosyal, ekonomik, siyasi kökenleri bulunmaz ise, intihardır.
 
 
Soru 7: Karadeniz’de özellikle silah kaçakçılığı ve silah taşımayla ilgili haberlerin etkisi ne olur?
Cevap 7:Bu tür haberler, sık ve abartılı tekrar edilirse; bölge ekonomisi “Küresel suç ekonomisi” gibi gösterilerek bölge insanı çağdaş dünyadan dışlanabilir.
 
Soru 8: İpsiz Recep ve Tevfik İLERİ’yi niçin önemsiyorsunuz?
Cevap 8: Rize’nin geleceği kültürel şifrelerindedir. Türk Milleti için önder olanları yaşatmak milleti yaşatmaktır. Tevfik İLERİ; Çanakkale şehitliğinin kurulması ve şehitler için abide yapılmasını ve ilk şehitleri anma gününün tertibini yapmasıyla Milli kuşakların tarih bilincine imza koymuştur. İpsiz Recep; Rize insanın yiğitlik destanıdır. Bunun için hayatları flim veya belgesel yapılacak ve başlatılan çalışmalar sonuna kadar desteklenecektir. Rize ili, milli şuurun yağmurla beslendiği mümbit topraklara sahiptir.
 
Soru 9: HES Santralleri yapımı asayişi etkiliyor mu?
Cevap 9:Rize bölgenin 14571 (GWh / yıl olan) enerji potansiyelinin (51656GWh/yıl)ile 1/3 üne sahiptir. Toplam 61 adet HES santrali müracaatı vardır. Türkiye’nin hidrolojik enerji kaynaklarının büyük bir kısmı Doğu Karadeniz’de ve bu bağlamda Rize’de yer alır. Keban kadar ilimizde enerji üretimi söz konusu olduğundan yapılacak tesisler, değişik gruplarca yakından incelenmektedir. Bazı sivil toplum örgütleri ve bazı vatandaşlar HES’lere karşıdır. Küresel Eylem Grubu, Fındıklı Derelerini Koruma Grubu, Ekşioğlu Vakıf ve Dernekleri, GOLA Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, SD, Çay –Sen, ADD ile muhalif birkaç partinin yerel şubeleri, Tek- Gıda-İş, Halk evi, Herkese Sağlık Gelecek Platformu, Senoz Vadisini Koruma Platformu, Tema Rize Temsilciliği, Derelerin Kardeşliği Platformu gerek ilimizde gerekse İstanbul’da mitingler aracılığıyla basın açıklamalarıyla HES’lere karşı bazı olumsuz tepkiler vermektedirler. Mansaba bırakılacak can suyu, çevrenin ve ekolojik dengenin bozulması, kamulaştırma ve çevre tahribatı başlıca itiraz gerekçeleridir.
 
            Yöresel taleplerden haklı olanları, dere yatağına bırakılacak su miktarının yeniden belirlenmesi, projelerin inşa aşamasında tünel sisteminin tercihi, havzalar arası su transferinin önlenmesi, etkin bir denetim sisteminin kurulması, kaplıca kaynaklarına ve ekolojik dengeyi bozduğu veya bozacağı anlaşılanların iptali gibi öneriler ile Vadilerin bütüncül planlaması ile derelere akıtılan atık suların arıtılması gibi öneriler Valiliğimizce hükümete iletilmiş ve önemli ölçüde kabul görmüştür.
 
            Enerji kavgalarının olduğu dünyamızda kuşkusuz HES santralleri yapımı aşamasında yöresel ve kişisel menfaat beklentisi olanlarla, uluslar arası enerji kavgası veren ülkemize enerji satmak için oluşan ortamı kendi amaçları doğrultusunda kullanmak isteyenlerin çevresel kaygılarla hareket eden veya derelerin zarar göreceğine inanan samimi insanların arasına karışması olağandır. Devletin görevi; sürdürülebilir bir çevre anlayışı ile enerji ihtiyacını karşılamak için yöre insanının sesine de kulak vermek ve haklı talepleri karşılamak, kaygıları gidermek, adil bir yönetim sergilemektir.
 
Soru 10:İlimizde Sendikalar arasındaki mücadele genel asayişi etkiliyor mu ? 
Cevap 10: Çay Rize’de hayat demektir. Dolayısı ile Çay sektörü Rize halkının can damarıdır. Çay-Kur’da çay sektörünün kalbidir. Sudan sonra Türkiye’de en çok içilen içecek çaydır. Çay sektöründe Çay-Kur’a ait işyerlerinde yetkili sendika olmak; bu konuda uğraş vermek ülkenin çay genel dengelerini etkiler, hassas bir konudur, itidal, basiret, objektiflik ve geleceğe toplumsal barış tarafından bakmayı gerektirir. Şu an iki sendika demokratik bir yarış ve olgunluk içinde hareket etme titizliğini gösterme gayreti içindedirler. Hangi sendikaya üye olursak olalım kardeşliğimizi bozmayalım, sendikal mücadelede devlete, güvenlik güçlerine yaslanarak haksız mücadele etmeyelim. Devlet görevlileri yanlı tutum göstermekten uzak durmalı, tarafsızlığını yitirmeleri için yapılan ithamlara kulak asmadan objektif hareket etmeli, dik durmalıdır. Basınımız sokakta söylenen doğruluğu tartışılır iddiaları haberleştirmekten uzak durarak işçiler arasına güvensizlik tohumu ekmemelidir. Cumhuriyet tarihinin çaydaki en büyük sendikal mücadelesinin ve şanlı tarihin altın sayfalarına gölge düşürmemeliyiz.
 
            Rutin zamanlarda rutin yapılan faaliyetlerde bile kamu daha titiz olmalıdır. Herhangi bir şekilde Rize’nin ekmek teknesi Çay-Kur, Çay İşçisi, Çay Üreticisi zarar görür ise hepimiz zarar görürüz.
 
            Valiliğimizce her iki sendika yetkilileri ziyaret edilmiş, yetkili temsilciler kabul edilmiş, talepleri güvenlik güçlerine iletilmiş, fabrika bazında önlem alınmış, ÇAY İŞÇİSİNİN OLGUNLUĞU VE KARDEŞLİĞİ GÜVENİMİZİN VE GELECEĞİMİZİN TEMİNATI OLMUŞTUR. CAN ve MAL GÜVENLİĞİNİ SARSACAK ŞİDDET TEMELLİ EYLEM OLMAMIŞTIR. BU AÇIDAN; SENDİKALARIN GAYRETLERİ OLAĞAN ÜSTÜDÜR. Sendikalarımız demokratik mücadelelerinden nemalanmak isteyen sendika dışı çevrelerden uzak durdukça bu durum böyle devam edecektir.

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Bu haber için oy ver
0
Gazete Viçe Davetiye Çeşitleri