Dünyanın 1 numaralı kanser araştırma merkezi olan Memorial Sloan Kettering Merkezi Direktörü Dr. Stephan Veach, Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser artışının Çernobil olayına bağlı olmadığını söyledi.
Çernobil felaketi sırasında facia bölgesine giden araştırmacılardan biri olduğunu belirten ünlü doktor, Çernobil’in Ukrayna ve Belarus’u etkisi altına aldığını kaydetti. Dr. Veach, Ukrayna’da troid kanserindeki artışın % 64, Belarus’ta ise % 88.5 olduğunu sözlerine ekledi.
ABD’de bulunan ve dünyanın bir numaralı kanser araştırma merkezi olan Memorial Sloan Kettering Merkezi’nin direktörü doktor Stephan Veach, Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser artışlarının Çernobil Faciası’na bağlı olmadığını ileri sürdü. Genel Onkoloji alanında uzman olan Dr. Veach, bilinmeyen tümörler üzerindeki çalışmalarıyla da dikkat çeken bir isim. 11. kattaki odasının girişinde Türkçe dahil 13 dilde “Hoşgeldiniz” yazan ve hastaları tarafından Lifesaver (cankurtaran) olarak isimlendirilen Dr. Veach, kanser konusunda merak edilen soruları yanıtladı. Dr. Veach, “Türkiye’deki yaygın inanç Çernobil felaketinin Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarını arttırdığı yönünde. Bu konuda yapılan araştırmalar var mı?” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı: “Ben Çernobil kazasından sonra o bölgeye gönderilen araştırma grubunun bir üyesiyim. Amerika Birleşik Devletleri konuyla yakından ilgilenmişti. Özellikle Amerikan ordusu, ‘böyle bir kaza bizim ülkemizde olursa ne yaparız’ sorusunun cevabını bulmak istiyordu. Radyoaktif enerjiyle çalışan gemilerimiz sebebiyle donanma da konuya yakın ilgi duyuyordu. Yapılan araştırmalar sonucunda bu kazadan en çok etkilenen ülkelerin Ukrayna ve Belarus olduğu kesinlik kazandı. Bu listede Türkiye hiç yer almadı. Elimizde Türkiye için yapılmış spesifik bir çalışma mevcut değil. Bu ülkelerde kanser en çok çocukları etkiledi. İstatistikler Ukrayna’daki tiroid kanseri hastalarının yüzde 64’ünün 15 yaş ve altı çocuklar olduğunu gösteriyor. Yine Belarus’ta çocuklardaki tiroid kanseri artış oranı yüzde 88.5’tir. Bunun nedeni kanserojen maddelerin gıda ürünlerine, özellikle de süt ürünlerine nüfuz etmiş olmasıdır. Ukrayna hükümeti, halkı her ne kadar zehirli alandan uzaklaştırmaya çalışmışsa da büyük çoğunluk evlerine geri dönmüş, hayvancılık ve tarımla uğraşmaya devam etmiştir. Toprağa çöken radyoaktivite, serbest otlanmayla beslenen bu hayvanların etine, sütüne karışarak gıda maddelerine de yüksek oranlarda geçmiştir. Fakat daha önce de belirttiğim gibi Türkiye hiçbir zaman bu kategoriye dahil olmamıştır. Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser vakaları artışını destekleyecek herhangi bir delil mevcut değildir.” |
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin