banner51

Bu haber kez okundu.

Dere Bizim Hayatımız…
 DSİ verilerine göre Türkiye’de, 69 ilde 478 Hidroelektrik Santral (HES) var, 61 ile ise 534 HES daha yapılması planlanıyor. Planlananların gerçekleşmesi durumunda 71 ilde bin 12 HES yapılmış olacak. Yine DSİ verilerine göre, Karadeniz Bölgesi’nde işletmede 95, inşa aşamasında ise 58 HES var.

Sermaye ve siyasi iktidar, Karadeniz’in hemen hemen her deresine küçük veya büyük ölçekli bir HES planmış durumda. Ama HES’çi şirketlerin yanına dahi yaklaşamadığı, mücadeleleri örnek olan yerler de var. Bunlardan biri de  Fındıklı ilçesi.

İlçe sakinleri, derelerinin kenarında yaptıkları nöbet tutma eylemleri, ilçelerinde gördükleri yabancı plakalı araçları püskürtmeleri ile HES’çi şirketlerin korkulu rüyası haline gelmiş durumda. Sahildeki ilçelerden biri olan Fındıklı’nın Çağlayan Arslandere Vadisi’nde, 7 HES projesi planlanıyor. Ayrıca bu vadiden alınacak bir dere suyu ile Arhavi’deki bir HES’e su taşınması da planlanıyor, ancak bunlar şu anda Yargıtay kararları ile durdurulmuş durumda.

Benzersiz Doğa

Çağlayan, Fındıklı merkezden yaklaşık 10 km yukarıda, yemyeşil dağlar arasında gizli kalmış bir cennet gibi. Çağlayan Vadisi’nden derenin kaynağına doğru çıkılan noktalara, “Biz deremizi vermeyiz”, “Yaşam alanıma dokunma” yazılı pankartlar asılmış. Bu bölge Karadeniz’e has mimari özellikteki evleri ile de benzersiz bir görünümde. Fındıklı’da yaşamı savunanlar, hem tüm bölgeye örnek olan yaşam alanı mücadelelerini hem de derelerin kendileri için ne ifade ettiğini anlattı.

Derelerin Kardeşliği Platformu’nun Fındıklı’daki sözcüsü Mehmet Gürkan’a göre, Fındıklı’daki direnişin başarılı olmasının en önemli nedeni Fındıklı halkının direnişi içselleştirmiş olması: “Önemli olan şey burada yaşayanların bu mücadeleyi sahiplenmesi. Fındıklı’da biz bunu başardık. Köylerimize kim gelse tanırız biliriz. Nerden gelmiş neden gelmiş sorarız. Bunu derelerimizi, yaşam alanlarımızı korumak için yapıyoruz.

            Dere Bizim Hayatımız

Fındıklılı başka bir yaşam savunucusu Seniye Özkaya da derelerin kendileri için hayat demek olduğunu vurgulayarak, “Biz bu derelerde her şeyi öğrendik. Bu dereler olmazsa biz de olmayız. Bizim için dere demek hayat demektir. Ne olursa olsun buralarda HES yaptırmayacağız” diye vurguladı.

Mücadelenin ilk başladığı günleri anlatırken gözyaşlarını tutamayan Özkaya, “Jandarmalarla sürekli karşı karşıya geliyorduk. Bizim yanımızda değil şirketlerin yanında duruyorlardı. Şimdi hiç karışmıyorlar” diye konuştu.

Yabancı plakalı araç görünce hemen sorguya çektiklerini belirten Özkaya, “Bu şekilde HES’çi şirketlerin bölgeye girişine engel oluyoruz. Bir defasında dağlarımızdan bitki örneği kaçıran bir gruba rastlamıştık. Biz bu coğrafyanın güzelliklerinin farkındayız. Hiçbir siyaseti mücadeleye bulaştırmadan direniyoruz” diye belirtti.

‘Yeşil Yol’ Büyük Tehlike!

Fındıklılılar, şirketlerin düzenlediği halkı bilinçlendirme adı altındaki ikna toplantılarını dahi yaptırmayarak. Fındıklı’yı şirketlerin yaklaşamadığı bir yere dönüştürmüş. Ancak Gürkan, Fındıklı’ya aşağı kesimlerden giremeyen şirketlerin, son günlerde gündemde olan Yeşil Yol Projesi adı ile lanse edilen ve yaylaları talana açacak olan proje ile tepeden, yaylalar üzerinden girmesinden endişelendiğini söyledi. Bu nedenle de Yeşil Yol Projesi’nin tüm Karadeniz için mutlaka durdurulması gerektiğini belirten Gürkan, “Şimdi de bu projeye karşı yaşam alanlarımızı savunacağız” dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol